Konuşmasına Gerek Yok
22 Eylül 2015 Salı
Konuşmasına Gerek Yok..
Yağmur öncesi...Bayılırım o gökyüzünün bizlere olan öfkesine.Konuşmasına gerek yok zaten yeterince duymuyor muyuz haykırışlarını.Simsiyah bulutlar arasından gösteriyor kendini ve sessizliğin en dibinden çıkageliyor gök gürültüsü.Ne saçma aslına gürültü diye tabir edilmesi.Birbirimize de aynen bunu yapıyoruz işte.Duymuyoruz haykırışlarımızı gürültü diyip devam ediyoruz hayatımıza.Benim de o kadar baskıdan sonra suskunluğum olmaya başladı sesim.Sesimle birlikte birçok şeyi kaybetmeye başladım.Güvenim, cesaretim, sevgim...Görünmezliğin icadını bulan adama sövesim var.Peşinden sürüklediği ben gibi ne çok insan var.
Sen bilir misin sessizce, bağrın yana yana ağlamanın ne demek olduğunu?Bilmiyorsan hayatında hala temiz kalan bir şeyler var demek ki..
Bugün 22 Eylül 2015 saat 06.35 ve dünyanın en güzel olduğu saatler.Fırtınalı bir geceden sonra yıkanmış bir şehir ve güneş henüz doğmadı ama kendini belli eden loş bir aydınlık var.Mis gibi toprak kokusu, kulağımda içimi serinleten bir şarkı, uyanmamış insanların sessizliği ve şapır şapır boşalan yağmur. Bunlar beni bu kadar mutlu ederken neden hayatın şaçma sapan koşturmaları canımı sıkmak zorunda.Çok şey istemiyorum sadece beni bırakın kendi halime.Benim dünyayla bir derdim yok sizlerle var. Siz üzerime geldikçe gökyüzü gibi öfkemi kusmak istiyorum yüzünüze.Yüzümü göz yaşlarım değil yağmur ıslatsın istiyorum. Yormayın artık beni. Beni tanıyanlar bilir, sinirli olunca gözüm kendimi bile görmez. Yapabileceklerimi ben bile tahmin edemezken nereden geliyor bu cesaretiniz anlamış değilim.Bırakın özgürce göreyim dünyanın renklerini. Engelli bir yarışta hissettirmeyin kendimi artık.Ben koşmak istemiyorum.Ayaklarım toprakta iz bırakırcasına yavaş yavaş yürümek istiyorum.
Sizi en çok üzünler sevdiklerinizdir. Bu sözü unutmayın...Çünkü en acımasız olanlar aslında onlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
